|
Genel Anestezi
Ameliyat olacak birçok hasta “Anestezi”
kelimesinin ne anlama geldiğini, anestezi ve
anesteziye bağlı riskleri bilmezler ve hatta
birtakım yanlış düşüncelere sahiptirler.
Hastaların çoğunluğu ameliyatın sadece
cerrahlarca yapıldığını ve bütün sorumluluğun
cerraha ait olduğunu düşünürler. Cerrahını
seçmekte son derece titiz davranan hasta, çoğu
kez anestezi doktorunu tanımaz bile.

Anestezi; duyumsama yokluğudur. Genel anestezi;
geçici bilinç kaybı ile birlikte duyu
fonksiyonlarının ortadan kalkmasıdır. Alman
tıbbında ve Türkiye’de bazı insanlar arasında
“Genel Anestezi” deyimi yerine “Narkoz” da
kullanılmaktadır.

Genel anestezi sırasında uyku, bilinç kaybı,
ağrı yokluğu, hareket yokluğu oluşmaktadır.
Genelde ilacın damar içine enjeksiyonu ile
anesteziye başlanır, bilinç kaybını takiben
kaslar, kas gevşetici ilaçlar ile felç haline
sokulur. Bu işlemin devamında solunumu kontrol
altına almak için soluk borusuna “Endotrakeal
Tüp” denilen bir tüp yerleştirilir. Hasta bu tüp
ile anestezi makinesine bağlanır. Makine
aracılığıyla hastaya oksijen, hava ve anestetik
gazların karışımı verilir. Anestetik gazlar
akciğerden kana ve oradan beyne ulaşır. Beyinde
üst merkezlerde işlev görerek hastanın her türlü
uyarana duyarsızlığını sağlar. Ameliyat boyunca
tüm yaşamsal fonksiyonlar (solunum, kan basıncı,
kalp ritmi vb), verilen sıvılar anestezi uzmanı
tarafından takip edilir.

Ameliyat bittiğinde anestetik ilaçlar kesilir.
Hastada kas gevşetici ilaçların etkinliği
ortadan kalktığında ve solunum yeterli olduğunda
soluk borusundaki tüp çıkarılır. Hastanın sözlü
uyaranlara yanıtı olduğu zaman uyanma odasına
alınır. Tamamen uyanana kadar orada tutulur.
Genellikle hastanın tam anlamıyla kendine
gelmesi ortalama cerrahi işlemin süresi
kadardır. Ancak yapılan cerrahi girişim ne kadar
kısa da olsa genel anestezi alan her hasta 24
saat kadar yoğun dikkat ve refleks gerektiren
işleri (örneğin otomobil kullanmak)
yapmamalıdır.
Lokal Anestezi + Sedo-Aneljezi
Lokal anestezi; cerrahi işlem uygulanacak
bölgeye lokal anestetik ilaçların enjeksiyonuyla
ağrı duyusunun tamamen ortadan kaldırıldığı bir
tekniktir. Tek başına ancak; küçük lezyonların
alınması işleminde kullanılabilirken, meme gibi
daha geniş cerrahi bölgelerin operasyonlarında
sedo-analjezi ile kombine edilerek
uygulanabilir.
Sedo-analjezi; sedasyon ve analjezi
kelimelerinden türetilmiş tıbbi bir ifadedir.
Sedasyon uyku hali, analjezi ağrısızlık
anlamındadır. Kısacası uykuyla ağrısızlığın
birleştirildiği modern bir anestezi tekniğidir.
Açılan damar yolundan anestetik ilaç enjeksiyonu
ile gerçekleştirilir.
Hasta ameliyat hazırlık odasında iken damar
yolundan uygulanan küçük dozdaki ilaçlarla
sakinlik hali başlatılır, daha sonra hasta
ameliyathaneye alınır. Ameliyathanede serum
içine katılan ilaçlarla anestezi ameliyat sonuna
kadar devam ettirilir. Hasta ameliyat sırasında
normal uyku halinden daha derin bir uyku
halindedir. Genel anesteziden farklı olarak kas
gevşetici ilaçlar kullanılmadığından soluk
borusuna tüp yerleştirilmesi gerekmez ve bu
sayede solunumun kontrolü hastanın kendi
iradesinde kalır.
Ameliyat sonuna doğru serum kapatılır, hasta
kendine gelmeye başlar ve ameliyat bitiminde
yürüyerek dinlenme odasına alınır. Burada 15–30
dakika bekletilir ve daha sonra evine
götürülmesine izin verilir.
Kullanılan ilaçlar sayesinde hasta
ameliyathaneye alındığını, ameliyatını, ameliyat
sonrasında dinlenme odasına geçişini kesinlikle
hatırlamaz. Ancak eve götürülüşünü
hatırlayabilir. Bazı hastalar bu süreci de
hatırlamamaktadırlar.
Bu teknikte de genel anestezi sonrası görülen
boğaz ağrısı, ameliyat sonrası solunum desteği
gereksinimi, anormal kalp ritmi, yüksek
tansiyon, uzun dönem uyum bozukluğu ve şuur
bulanıklığı gibi istenmeyen etkiler yoktur.
|